30 Ekim 2007 Salı
Sonbahar
Yine sonbahar ve hüzün. Kapımı çaldın beklemezken, hem de yine yalnızlıkla sevişirken. Davetsiz, rahatsız edici bir misafir gibi. Kim yüklediyse sonbahara hüznü, kimse söküp atamıyor. Yoksa sanıldığı gibi yaprakların kuruyup dökülmesinden, gökyüzündeki yağmur yüklü gri bulutlardan ya da yüzümüzü bıçak gibi kesen rüzgarlardan değil. Hüzün zaten işlemiş yüreğimize. Sonbahar bunu çıkarıyor hücrelerimizden, umarsız bir kaşif gibi. Ne kadar acı vereceğini düşünmeden, içimize giriyor ve doğasına dönüyor. Hepimiz öyle değil miyiz zaten. Doğamız gereği yapmayız mı birçok şeyi. Sevgi ister canımız severiz. Bağırmak ister bağırırız çılgınca, birine bir şeylere kızdığımızda. Hatta bazen acı çekmek ister bu beden, bu ruh, acı çekeriz. Hoşumuza bile gider bazen. Dedim ya, insan doğası bu. Yoksa sonbahardan değil bu yağmur yüklü gözler. Değil, bu gün ortasında kalbimize giren sancılar, ruhun can çekişmesi, terk edilmek… Her mevsim terk edilir insan. Yılın her günü ölebilir hem de defalarca. Bir yaz günü akşamı kaybedebilir her şeyini bilmeden. En büyük sevinçlerinin içine hüznü yerleştirebilir ya da mutluluk denizinde yüzerken boğulabilir en beklemediği kişi tarafından. Ben alıştım artık sonbaharlara. Benim her mevsimim sonbahar. Nasıl mı yaşıyorum? Yaprakları dökülmüş ağaçları yeşile boyuyorum. Odamın tavanını maviye. Pencerem rüzgarlara kapalı hep. Rüzgarların uğultusu, giden sevgilinin fısıltısı. Cama vuran yağmur damlaları güzel bir melodi. Hani o dans ettiğimiz günlerden kalan. Terk edilişler yeni bir festival, önümdeki nice mutlu günler için; belki de vücudumdan attığım kötü ruh için. Acıyı tekrar yaşayıp, bir yaş daha büyüdüğüm için bir doğumgünü coşkusu. Sonbahar masum. Sonbahar ben, sonbahar sen, sonbahar biz. Sonbahar seni terk eden sevgili. Üşüten iliklerine kadar, kelimeler. İçini titreten, artık “O”nun gibi bakmayan gözler. Esen rüzgar, “O”nun sana arkasını dönerken saçlarını savurması. Ama yalnızlık hayatın ta kendisi….
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

1 yorum:
Sonbahara hüznü ben yerleştirdim. Evet ben yaptım ve pişman değilim :))
Yorum Gönder